12 Aralık 2021 Pazar

Translasyonel Araştırma ve Translasyonel Hemşirelik

     Translasyonel Araştırma; kanıt temelli girişimlerin uygulama alanlarında kullanılabilirliğini anlamaya çalışan bilimsel bir yaklaşımdır(Christensen ve Craft, 2017). Translasyonel araştırma, temel laboratuvar portallarından, klinik ortamlardan veya topluluk çabalarından gelen bilimsel bulguları yeni klinik araçlara veya değerli uygulamalara dönüştüren kapsamlı, kanıta dayalı bilimsel araştırmanın önemli bir yönü olarak tanımlanabilir. Translasyonel araştırması, hasta bakımını iyileştirmenin yanı sıra, halk sağlığını bütünsel olarak destekler(Parija 2020).

    Translasyonel hemşirelik ise; araştırmanın gerçekleştiği klinikte uygulanmaya başlanması olarak tanımlanan dinamik bir süreçtir(Parija, 2020). Hemşirelik uygulamalarının kanıta dayalı olması ise bakım kalitesini ve sonuçlarını iyileştirmek, klinik uygulamalarda fark yaratmak için önemlidir(Şendir ve ark., 2019). Hemşire akademisyenler ve hemşireler, araştırmaların doğru değerlendirilmesi için bilgi okuryazarı olmalı, araştırma yöntemleri ve veri analizi konularında uzman/donanımlı olmalıdır. Hemşirelik mesleğinin gelişmesi ve bakım kalitesinin artması için profesyonel hemşirelerin uygulamalarını araştırma sonuçlarına dayalı kanıtlara göre gerçekleştirmeleri ve klinik alandaki soruları tespit edip araştırmalarını bu yönde devam ettirmeleri önemli bir gerekliliktir(Şendir ve ark., 2019). Translasyonel hemşirelik, araştırma ve uygulama arasındaki boşluğun doldurulması ve belirlenmesi için yapılan araştırmaları ile ortaya çıkmıştır. Fessele (2008), translasyonel hemşireliğin tarihinin Florence Nightingale’e dayandığını belirtmiştir. Florence Nightingale yaptığı gözlemler sonucunda çevresel düzenlemeler yaparak hijyen ilkelerinin önemini saptamış ve translasyonel hemşireliği uygulayan ilk hemşire olmuştur (Fessele, 2008). Hemşirelikte bu kavramın kullanımı, yeni bilgi ve araştırmanın klinik uygulamaya aktarımı şeklindedir. Hemşirelik biliminde translasyonel kavramının giderek yaygınlaşması Columbia Üniversitesi Hemşirelik Okulu'nda 2005 yılında tanıtımıyla başlamıştır. Hemşirelik Araştırmaları Derneği “Bilimsel ve Disiplinlerarası Araştırmanın Önemi” konulu oturumunda kaliteli hasta bakımını teşvik etmek için “translasyonel” kavramı kullanılmıştır (Şendir ve ark., 2019).

TRANSLASYONEL HEMŞİRELİK

     Günümüzde sağlık bakım kalitesinin arttırılması, maliyet-etkili bakımın verilmesi, sağlık bakımı maliyetlerindeki artış, bilginin yönetimi, değişen toplumun sağlık bakım tercihleri, etkili bakım politikaları gibi nedenler kanıt düzeyi yüksek araştırma bulgularının klinik uygulamalar ile bütünleştirilmesini zorunlu hale getirmiştir. Hemşirelik uygulamalarının kanıta dayalı olması ise bakım kalitesini ve sonuçlarını iyileştirmek, klinik uygulamalarda fark yaratmak için önem taşımaktadır. Translasyonellik kavramı araştırmalar ile elde edilmiş bilimsel bilgilerin teori statüsünden çıkartılarak uygulamaya dönüştürülmesi için yapılan tüm iş ve işlemlerin bileşkesi olarak açıklanır. Hemşireler, sağlık ve sağlık hizmetlerinin ön saflarında yer alır ve bu durum, hemşirelere sağlığı ve esenliği iyileştirmek için yeniliği kullanma, hastalara, ailelere ve genel olarak topluma bakım sunumuna yönelik yeni yaklaşımlar tasarlama ve oluşturma ve sağlık bilgilerini kolayca erişilebilir bir şekilde iletme konusunda muazzam fırsatlar sunar.

Translasyonel Araştırma ve Translasyonel Hemşirelik

       Translasyonel Araştırma; kanıt temelli girişimlerin uygulama alanlarında kullanılabilirliğini anlamaya çalışan bilimsel bir yaklaşımd...